Başlangıç > AB Haftalık Basın Özetleri > 10-17 Ekim Haftalık AB Basın Özeti

10-17 Ekim Haftalık AB Basın Özeti

11.10.2010

NATO Bakanları Brüksel’de Toplanıyor

NATO Dışişleri ve Savunma Bakanları, Perşembe günü Brüksel’de toplanıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün katılacağı toplantılarda ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da yer alacak. Toplantılarda Kasım’daki Lizbon Zirvesi’nde kabul edilmesi öngörülen İttifak’ın yeni Stratejik Konsepti’nden Afganistan ve füze savunmasına kadar birçok konu üzerinde durulacak.

Kuzey Atlantik Konseyi, Perşembe günü sabahı ilk olarak Savunma Bakanları formatında toplanacak. Bunun ardından Dışişleri ve Savunma Bakanları, orta toplantıda bir araya gelecek. Son olarak da Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleşecek.

Söz konusu toplantılarda Dışişleri ve Savunma Bakanları, 19-20 Kasım tarihlerinde Lizbon’da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi hazırlıklarını ele alacaklar. Bu çerçevede bakanlar, Lizbon Zirvesi’nde kabul edilmesi öngörülen İttifak’ın yeni Stratejik Konsepti hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunacak

Anka, 11-10-2010 17.00 (TSİ)

Avrupalı gazetecilerden Türkiye’nin AB’ye girişi hızlandırılsın çağrısı

İlk defa Türkiye’de ve Ordu’da yapılan 48. Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Kongresi bir ilke imza attı. Başkanlığa seçilen İrlandalı tanınmış televizyon haber sunucusu Eileen Dunne Birliğin ilk kadın genel başkanı oldu. AEJ Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. L. Doğan Tılıç’ın genel başkan yardımcısı seçildiği kongrede, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Başkanı Özlem Doğaner de Denetleme Kurulu üyesi oldu. Kongrede Türkiye’nin AB’ye girişinin hızlandırılması çağrısı yapıldı.

Ekonomi Muhabirleri Derneği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Birliğin hayattaki tek kurucusu 91 yaşındaki efsane İtalyan gazeteci Marcello Palumbo, kongrede alkışlarla karşılanan çağrısında, “21. yüzyılın başında Avrupa Birlği Türkiye’nin Avrupa kıtası ve geri kalan dünyayla olan ilişkilerinde uluslararası denge, istikrar ve olgunluk temel unsurunu oluşturduğu gibi, Türkiye’nin Avrupa Birilği’ne tam haklarla girişi de yalnızca umut edilebilecek bir şey değil, Avrupa çerçevesini tamamlaması için gerekli ve elzem bir adımdır. Türkiye’nin katılımı birlik için anlamlı bir gençleşme işareti olurken, örnek niteliğinde taze enerji sokulmasını da sağlayacaktır. Bizim iletişim uzmanları ve gazete yazarları olarak çağrımız, girişinin hızlandırılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Anka, 11-10-2010 11.30 (TSİ)

12.10.2010

Downer: Kıbrıs’la ilgili uluslararası konferans planı yok

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs sorunuyla ilgili uluslararası bir toplantı yapılması yönünde herhangi bir planı bulunmadığını açıkladı.

Rum lider Dimitris Hristofyas’la görüşmesinden sonra konuşan Downer, Kıbrıs müzakerelerinde her konuda anlaşmaya varılmadan hiçbir konuda anlaşmaya varılmayacağını ve süreç için zaman sınırı olmayacağını bildirdi.

Birleşmiş Milletler yetkilisi,Hristofyas’la iyi bir görüşme yaptığını, müzakerelerin sürecini gözden geçirdiklerini belirtti.

Alexander Downer, Kıbrıs’taki iki toplum liderinin yarın bir araya geleceğini, temsilcilerinin de Cuma öğleden sonra buluşacaklarını söyledi ve “Dolayısıyla sürecin ilerlediğini görmek iyi bir şey” şeklinde konuştu.

ABHaber, 12-10-2010 18.10 (TSİ)

AP Başkanı Buzek KKTC’de temaslarda bulundu

Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Jerzy Buzek, KKTC’deki temasları çerçevesinde, ana muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) genel merkezini ziyaret ederek, Genel Başkan Ferdi Sabit Soyer ve diğer parti yetkilileriyle görüştü.

Buzek, görüşme öncesinde parti genel merkezinin bahçesinde bir süre parti yetkilileri ve gazetecilerle sohbet etti, bahçedeki portakal ağaçlarıyla yakından ilgilendi ve bina hakkında bilgi aldı.

Buzek, yaklaşık 1 saat süren görüşmeden açıklama yapmadan ayrılırken, CTP Genel Başkanı Soyer görüşmeye ilişkin kısa değerlendirme yaptı.

Soyer, Buzek’e, Kıbrıs sorunun bütünlüklü çözümü ve federal çözüm konusundaki görüşlerini aktardıklarını, federal çözümün biran önce gerçekleşmesi üzerinde durduklarını söyledi

Ajanslar, 12-10-2010 18.00 (TSİ)

Davutoğlu, Kouchner görüşmesi

Ortadoğu gezisinin ardından bir çalışma ziyareti için Türkiye’ye gelen Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, terörle mücadele konusunda Türkiye’yi desteklediklerini vurgularken, “Teröristler bizi korkutmuyorlar. Bunlara pabuç bırakmamaya kesinlikle kararlıyız” dedi. Kouchner, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin gelecek yılın başında Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıkladı.

Bernard Kouchner ile Ahmet Davutoğlu arasında dün düzenlenen akşam yemeği ve bu sabah Dışişleri Konutu’nda yapılan görüşmeler sırasında PKK’ya karşı mücadele dahil, ikili ilişkileri geliştirmeye, bölgesel konularda işbirliğini artırma konusunda anlaştı. Görüşmelerde, ikili ilişkilerin yanı sıra AB ve NATO bağlamında ilişkiler ile Ortadoğu, İran, Balkanlar, Orta Asya ve Afganistan dahil, bölgesel ve küresel konular olmak üzere dört ana konu üzerinde duruldu.

Anka, 12-10-2010 17.10 (TSİ)

El Pais:Türkiye’nin AB’den uzaklaşmasına izin vermeyin

İspanya’da yayımlanan El Pais gazetesi Türkiye’nin AB’den uzaklaşmasına izin verilmemesi gerektiğini yazdı.Gazetenin haberi şöyle:

AB, dünyanın diğer büyük aktörleri karşısında azalan ağırlığını artırmak ve kıta topraklarındaki İslamın istikrarı için Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor. Kaçırılmaması gereken ülke olarak Türkiye’nin çekici vizyonu, Sofya’da Mihail Gorbaçov yönetiminde 7-8 Ekim’de yapılan uluslararası bir konferans “Avrupa Doğu’ya Bakıyor”da geniş olarak yer aldı. Konferans, eski SSCB Başkanının yönettiği New Policy Forum ve Bulgaristan Slavyani Vakfı tarafından organize edildi.

Eski Türk Başbakan Mesut Yılmaz konferansta, AB’nin Türkiye’ye zamanla daha fazla ihtiyaç duyacağını belirtti. Yılmaz’a göre Brüksel, geçmişte Ankara’ya sunabileceği kozları kaybetti ve kaynakları da Türk gelişimi için yetersiz. Türkiye; Rusya, Çin ve Suudi Arabistan’ı içine alan pazar çeşitliliği sayesinde güçlü bir ekonomik büyüme yaşıyor.

IMF’nin öngörülerine göre Türkiye’nin gayri safi millî hasılası, 2010’da 7,8 olarak büyüyecek ve bu da kriz karşısında sağlam bir toparlanmayı vurguluyor. Diğer Türkler gibi Yılmaz da, Alman Şansölye Angela Merkel tarafından ortaya atılan “imtiyazlı ortaklık” formülünü reddetti ve AB’yi sözlerini yerine getirmemekle suçladı. 1963’te ortaklık anlaşması imzalayan Türkiye, 1987’de AB’ye girmek istedi ve 2005’te bunu müzakere etmeye başladı.

ABHaber, 12-10-2010 12.00 (TSİ)

13.10.2010

Türk yaş meyve sebze ihracatına AB engeli

Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birliği (AYMSİB) Başkanı Mustafa Satıcı, AB’nin, 7 ay önce Bulgaristan gümrük kapılarında başlattığı Türk yaş sebze ve meyve ürünlerine yüzde 10 analiz zorunluluğu uygulamasını devam ettirmesini, ”siyasi karar” olarak nitelendirdi.

AYMSİB Başkanı Satıcı, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği’nin 669/2009/EC Sayılı Komisyon Yönetmeliği çerçevesinde, Türkiye’den AB’ye ihraç edilen taze biber, kabak, domates ve armut için yüzde 10 sıklıkla zirai ilaç kalıntısı analizi uygulaması getirildiğini anımsattı.

Ajanslar, 13-10-2010 15.30 (TSİ)

 

Nabucco’yu ayağa kaldıracak hamle

Azerbaycan doğalgazının paylaşım tartışmalarının gölgesinde kalan Nabucco’ya ‘cansuyu’ olacak Proje Destek Anlaşması (PSA) için geri sayım başladı. Nabucco Projesi’nin önünü açacak olan anlaşma 2 hafta sonra Ankara’da imzalanacak. Bunun için Avusturya, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya’nın Enerji bakanlarına gerekli davetlerin gönderilmesine ise başlandı. Bu anlaşmadan sonra, Nabucco’nun hangi doğalgazla doldurulacağı ve finansman konusunun netleştirilmesi, nihai güzergah konusu ile inşaata yönelik konuların bu yıl sonuna kadar çözülmesi sağlanacak.

Nabucco için nihai adım
Nabucco Projesi için geçen yıl imzalanan hükümetlerarası anlaşmadan sonra 1 yıldır beklemede olan Proje Destek Anlaşması için sürenin sonuna gelindi. Birçok belirsizliğin içinde kalan ve uzun zamandır ‘gerçekleşecek mi’ soru işaretlerini gündeme getiren Nabucco için, resmi olarak son imzalar da atılmış olacak. Böylece taraflar proje için nihai desteklerini de ortaya koyacak ve problemlerin çözümü için de bir araya gelinecek. Nabucco için destek anlaşması sonrasında çözülmesi istenen iki temel konu var. Bunlardan ilki finansman konusu. Avrupa Yatırım Bankası (EIB) 2 milyar Euro, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) 1,2 milyar Euro, Dünya Bankası’na bağlı Uluslararası Finans Kurumu (IFC) 800 milyon Euro’ya kadar kredi vermeyi hedefliyor.
İkinci sorun ise inşaatta. Nabucco Projesi için inşaatın 2011 yılının sonunda başlaması hedefleniyor. Ancak hem finansman konusu hem de inşaata başlanabilmesi için öncelikle hattın nasıl doldurulacağının da netliğe kavuşturulması gerekirken, imzalanacak PSA ile birlikte bu konular üst düzeyde ele alınmaya devam edecek. Taraflar bu ayın sonunda Ankara’da imza töreni için bir araya gelirken, projenin önündeki sorunlar da tartışmaya açılacak.

Bir canlanıyor bir sönüyor
Nabucco Projesi, Avrupa Birliği’nin arz güvenliğinin çeşitlendirilmesi ve Rusya’ya olan bağımlılığın azaltılması amacıyla 2000’li yılların başında hayata geçirilmeye karar verildi. Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya olmak üzere 5 ülkenin evsahipliğinde gerçekleşecek olan projeye altıncı ortak olarak Alman RWE de katıldı. Proje kapsamında Azerbaycan, Irak gazlarının yanı sıra Arap gazının da doğudan batıya ulaştırılması hedeflenyor. 3.300 kilometrelik hattın 2.000 kilometresi Türkiye’den, 400 kilometresi Bulgaristan’dan, 460 kilometresi Romanya’dan, 390 kilometresi Macaristan’dan geçerek Avusturya’nın Baumgarthen merkezine ulaşacak. Hattan ilk etapta 8 milyar metreküplük gaz akışı sağlanacak ve daha sonra plato seviyesi 31 milyar metreküpe ulaşacak. 7.9 milyar Euro’ya mal olması beklenen projenin yüzde 70’i dış finansman, yüzde 30’u ise öz kaynak ile karşılanacak.
Referans, 13-10-2010 10.15 (TSİ)

14.10.2010

NATO’da yeni strateji arayışı

NATO’ya üye 28 ülkenin savunma ve dışişleri bakanları Brüksel’deki toplantıda, Avrupa’da ortak bir füze savunma sistemi kurulması konusunda temelde uzlaştı, ancak projeye kuşkuyla yaklaşanlar da var.

NATO’nun Brüksel’deki merkezinde 11 yıl sonra ilk kez savunma ve dışişleri bakanlarının bir araya geldiği kapsamlı bir toplantı düzenlendi. 19 Kasım’da devlet ve hükümet başkanlarının onayına sunulacak yeni strateji konseptinin ele alındığı buluşmada Almanya Savunma Bakanı Karl Theodor zu Guttenberg, İttifak içinde reformun acil olduğunu kaydetti.

NATO’nun hâlâ 1999 yılında kurulan temeller üzerinde geliştiğini, ancak bu süre içinde dünyada çeşitli açılardan çok şey değiştiğini belirten Guttenberg, “Karşısında kendimizi savunmamız gereken, NATO’nun yeni konseptler belirlemesi gereken pekçok nokta ortaya çıktığı için yeni bir stratejik konsept, acilen gerekli” diye konuştu.

Dw, 14-10-2010 23.00 (TSİ)

Kılıçdaroğlu:AB’ye medya ile ilgili bir rapor hazırladık

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, basının güçlünün yanında yer alması gibi bir tablonun içinde olmasını içlerine sindiremediklerini belirterek, ”Basının, hem iktidara hem muhalefete eşit uzaklıkta ama doğru bildiğini yazan, sağlıklı eleştiri yapan, o eleştirilerden bizim de ders çıkarmamız gereken bir tablo olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleriyle Ortaköy’deki Radisson Hotel’de bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplantı öncesinde salonun girişinde karşıladığı konuklarıyla tek tek tokalaştı.

Toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, aslında bu toplantının olup olmamasının ötesinde medyanın hep gündemlerinde bulunduğunu anlatarak, Brüksel’e gittiklerinde medyayı, medya üzerindeki baskıları, medyanın demokrasi üzerinde ne kadar önemli bir işlevi olduğunu anlattıklarını söyledi.

AB yetkilileriyle görüşürken medyayla ilgili sağlıklı ve kapsamlı bir bilgileri olmadığını hissettiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, buradan yola çıkarak bir rapor hazırladıklarını bildirdi.

Ajanslar, 14-10-2010 19.00 (TSİ)

Kıbrıs sorunuyla ilgili bir ‘Uluslararası Konferans’ toplanması konusunda tartışmalar sürüyor

Rum Yönetimi’nin bir türlü kabul etmediği uluslararası konferans için çemberin iyice daraldığı bildirildi.

Fileleftheros “Ankara Konferans Öneriyor Ancak Batılılar Dayton Tipi Prosedürü İleri Götürüyor” başlıklı manşet haberinde, önümüzdeki aylarda Kıbrıs sorununda çok taraflı bir konferans düzenlenmesi ihtimaline ilişkin perde gerisinde yoğun bir girişimin devam etmekte olduğunu haber verdi.

Gazete, Türkiye’nin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu aracığıyla; önümüzdeki iki ayda çok taraflı bir konferans gerçekleştirilmesini önerdiğini; BM’nin de konuyu “didik didik” etmesine ve temaslar yapmasına rağmen, “saklambaç oynadığını ve bu ihtimale mesafeli durduğunu” yazdı. Gazete, “BM, Alexander Downer aracılığıyla; Kıbrıs sorununa ilişkin bir uluslararası konferansa ev sahipliği yapmak gibi bir planı olmadığını açıkladı. Downer, dikkatlerinin mülkiyet meselesi üzerinde yoğunlaştığını savundu ve görüş birliğine varılmasında iyimser göründü” ifadesini kullandı.

Tak, 14-10-2010 14.00 (TSİ)

15.10.2010

Dışişleri Bakanı Davutoğlu,Füze Savunma Sistemine Açıklık getirdi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin NATO’da, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bir cephe ülkesi olarak algılanmasını kabul etmeyeceklerini söyledi.

Temaslarının ardından Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği’nde basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, NATO içinde, yeni stratejik konsept bağlamında tartışılan füze savunma sistemi konusunda Türkiye’nin üç ilkesi olduğunu belirtti.

Ajanslar, 15-10-2010 20.03 (TSİ)

AB, İran’a kasım ortasında görüşme teklif etti

Avrupa Birliği İran’ı, nükleer meseleyi görüşmek için 5 1 ülkeleriyle gelecek ay toplantıya çağırdı.

AB Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın sözcüsü, Ashton’un bugün İran’a resmen, görüşmelerin kasım ayı ortasında yapılmasını ve 3 gün sürmesini teklif ettiğini söyledi.

İran bu ay başında ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve Almanya’dan oluşan 5 1 ülkeleriyle ekim sonu veya kasım başında görüşmeye hazır olduğunu bildirmişti.

Sözcü, Yüksek Temsilci Ashton’ın görüşmelerin Viyana’da yapılmasını önerdiğini ve İran’ın nükleer başmüzakerecisi Said Celili’nin olumlu cevap vermesini ümit ettiğini belirtti.

İran’la BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ve Almanya arasındaki görüşmeler geçen sene ekimde çıkmaza girmiş ve İran’a uluslararası yaptırımların sıkılaştırılmasına yol açmıştı.
Ajanslar, 15-10-2010 17.00 (TSİ)

Rumlar Türkiye’yi AB’ye şikayet etti

Kıbrıs Rum yönetimi, Türkiye hava sahasını açmadığı için, Rum kesiminden iki havayolu şirketinin bazı uçak seferlerinde yolun uzadığı ve havaya tonlarca fazladan karbondioksit bırakıldığı gerekçesiyle Türkiye’yi AB’ye şikayet etti.

Kıbrıs Rum yönetimi, Brüksel’de bugün toplanan AB ulaştırma, telekomünikasyon ve enerji bakanlarına sunduğu belgede, Türkiye’nin sadece Rum tarafında kayıtlı “Cyprus Airways” ve “Eurocypria” şirketlerine uyguladığı uçuş yasağının, Larnaka havaalanından Moskova’ya uçuşların normalden 1 saat ve Helsinki’ye uçuşların normalden 35 dakika daha fazla sürdüğü belirtildi.

Rumlar, Türkiye’nin hava sahasını kullanamadıkları için Yunanistan üzerinden geçmek zorunda kaldıklarını ve bu ülkedeki beklenmedik grevlerden olumsuz etkilendiklerini belirtti.

Ajanslar, 15-10-2010 16.00 (TSİ

AP üyesi Barry Madlener:Türkiye’nin AB’ye üye olması mümkün değil

Hollanda’daki Wilders Özgürlükler Partisi’nden Avrupa Parlamentosu üyesi seçilen Barry Madlener, Türkiye’nin AB’ye üye olması mümkün olmadığını söyledi.Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu üyesi de olan Madlener,ABHaber’e verdiği mülakatta şunları kaydetti:

Türkiye ile iyi komşu olmak istiyoruz.Türkiye-AB arasında ticari ilişkiler gayet iyi bunu geliştirelim.Ama üyelik olmaz.Türkiye Avrupa için çok iyi komşu olabilir.Türkiye bölgesinde köprü rolünü de oynamayaz.Türkiye Avrupa ile tampon görevini yapmalıdır. Türkiye farklı kültür ve dini nedeniyle Avrupa’ya uymuyor.NATO üyesi olarak Türkiye ile ilişkileri geliştirmek istiyroyz.Daha fazla ticaret yapabiliriz.Zaten Türkiye İslam devleti olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyor.Seküler sistemi terkdiyor Türkiye AB’ye üye olunca.Milyonlarca insan gelip Avrupa’ya yerleşescek.İslam dini Avrupa’da da politikaya alet edilecek.Türkiye İKO üyesi AB üyesi olmasına hiç gerek yok.

ABHaber, 15-10-2010 10.00 (TSİ)

16.10.2010

Abdullah Gül:”AB, Türkiye’den endişe etmesin”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin stratejik hedefinin AB üyeliği olduğunu belirterek, AB ülkelerinin Türkiye’den endişe etmemesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, Alman “Süddeutsche Zeitung” gazetesine verdiği demeçte, AB ülkelerinde sağcı partilerin oy toplayabilmek için AB ülkelerinde yaşayan Müslüman göçmenlere karşı kışkırtıcılık yapmasının kendisini endişelendirip endişelendirmediği şeklindeki bir soru üzerine, AB ülkelerinde insanların büyük çoğunluğunun birlikte barış içinde yaşadığını, ancak bazı kışkırtıcı söylemlerin olduğunu belirterek, bunun zaman zaman toplumun her kesiminde ortaya çıkan bir hastalık gibi olduğunu ve bu hastalığın Yahudi ve İslam düşmanlığı ya da ırkçılık şeklinde ortaya çıktığını, politikacıların bu tür durumlarda müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.

Ajanslar, 16-10-2010 18.00 (TSİ)

AB karnesine anayasa dopingi

AB Komisyonu’nun gelecek ay yayımlayacağı İlerleme Raporu’nda Türkiye, anayasa değişiklikleri ve aktif dış politikası için övülürken, basın özgürlüğü konusunda eleştirilecek

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından her yıl yayımlanan İlerleme Raporu’yla ilgili teknik çalışmalarda son aşamaya gelindi. 9 Kasım’da yayımlanacak olan belgeye nihai halinin, AB Genel Sekreterliği Başkanlığı’ndaki geniş katılımlı bir heyetle AB Komisyonu arasında pazartesi günü yapılacak görüşmelerin ardından verilmesi bekleniyor. Bu yılki raporun olumluluk dozunu Anayasa değişiklikleri yükseltecek. Sayıları pek de az olmayan “geleneksel ve adım atılmayan sorunlar” ise madalyonun diğer yüzünü oluşturacak.

Milliyet, 16-10-2010 10.09 (TSİ)

17.10.2010

AB, ihracatta en büyük artışı Brezilya, Çin ve Türkiye’de sağladı

Brüksel’de Avrupa İstatistik Kurumu Eurostat tarafından açıklanan yılın ilk altı aylık dış ticaret rakamları ihracat ve ithalattaki aynı oranda artışın(yüzde 22) olduğunu ortaya koydu. İthalat 958 Milyar Euro olarak gerçekleşirken ihracat 861,4 milyar Euro oldu. Dış ticaret açığı 96,6 milyar Euro olarak gerçekleşti.

Eurostat’ın verdiği rakamlara göre birlikteki ülkelerin, ihracatta en büyük artış sağladığı üç ülke Brezilya(yüzde 57), Çin( yüzde 41) ve Türkiye(yüzde 38). İthalat kalemindeki artışta listenin başında yüzde 43 artış ile Rusya yer alırken Hindistan ve Çin yüzde 25 artış ile ikinci sırayı paylaştılar.
Ajanslar, 17-10-2010 18.09 (TSİ)

Angela Merkel:Çok kültürlülükte başarısız kaldık

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkede çok kültürlülüğün başarısız kaldığına inandığını söyledi.

Merkel, Potsdam kentinde Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) gençlik kolu olan Junge Union’un (JU) düzenlediği olağan yıllık toplantısında yaptığı konuşmada, Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Horst Seehofer’in “Çok kültürlülük tümüyle başarısız kaldı” şeklindeki görüşlerini destekledi.

Göçmenlerin, yasalara uymanın yanı sıra Almancayı da çok iyi öğrenmesi gerektiğini belirten Merkel, göçmenlerin teşvik edilmesi, kendilerinden aynı zamanda bazı şeylerin talep edilmesi gerektiğini, göçmenlerden bazı şeyleri talep etme politikasının geçmişte yetersiz kaldığını savundu.

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un, İslamiyet’in Almanya’nın bir parçası olduğu şeklindeki sözlerini ise doğru bulduğunu ifade eden Merkel, “Bunu sadece Mesut Özil’de görmüyoruz” diye konuştu.
Ajanslar, 17-10-2010 10.13 (TSİ)

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Yorum bırakın