28 Kasım-5 Aralık Haftalık AB Basın Özeti
Gül:’2011’de Kıbrıs konferansı olabilir’
Türkiye’nin AB üyeliğinin önündeki en büyük engellerden biri olan ve çözüm müzakereleri tıkanan Kıbrıs sorunu için 2011’de konferans sinyali geldi. Cumhurbaşkanı Gül, İsviçre dönüşünde Cenevre’de gelecek yıl bir konferans düzenlenebileceğini söyledi. İsviçre temasları hakkında bilgi veren Gül, minare yasağı için İsviçre’nin mahcup olduğunu belirtti.
İki günlük İsviçre gezisini tamamlayan Cumhurbaşkanı Gül, dönüş yolunda beraberindeki gazetecilere açıklamalarda bulundu. Gül, Kıbrıs sorunuyla alakalı olarak Cenevre’de tarafları bir araya getiren bir konferans düzenleneceği sinyali verdi. Cumhurbaşkanı, İsviçre’nin Kıbrıs ve Ermeni meselelerinde aracı olma niteliğine sahip diplomatik geleneği bulunduğunu hatırlattı. Bu konularda yeniden devreye girmeye arzulu olduklarını, kendisinin de bunu desteklediğini anlattı. Gül, “Kıbrıs konusunda 2011’in başında Cenevre’de yine ev sahipliği yapar diye umuyoruz. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un döneminde tarafları toplarlar, bir konferans olur. Diğer konularda da diplomatlar çalışıyorlar.” dedi. Cenevre, Ban’ın KKTC lideri Derviş Eroğlu ve Rum lider Dmitris Hristofyas ile 18 Kasım’da New York’ta gerçekleştirdiği üçlü görüşmenin ardından ocak ayında yeni buluşma adresi olarak da açıklanmıştı.
Zaman, 28-11-2010 07.10 (TSİ)
İrlanda AB İle Anlaşmaya Vardı
Avrupa Birliği, İrlanda’ya mali çöküşü önlemek için verilecek 113 milyar dolarlık kurtarma paketini onayladı.
İrlanda hükümeti, bankaların sermaye reservlerini güçlendirmek için hemen 13,3 milyar dolar alacağını açıkladı. 33 milyar dolar yedek tutulurken kamu kuruluşlara 66 milyar dolar taze para aktarılacak.
İrlanda Başbakanı Brian Cowen, kurtarma paketinin İrlanda’ya mali sorunlarını başarıyla çözebilmesi için hayati zaman ve alanı kazandıracağını söyledi.
Anlaşmaya göre İrlanda bütçe açığını 20 milyar dolar azaltmayı amaçlayan dört yıllık bir kemer sıkma planı uygulayacak.
Plan, asgari ücret ile işsizlik maaşlarının azaltılması, 25 bin kamu çalışanının işten çıkarılması, yeni emlak vergileri ve gelir vergilerinin yükseltilmesi gibi önlemler de içeriyor.
Voa-Ajanslar, 28-11-2010 20.10 (TSİ)
Rumlar Türkiye’yi AB’ye şikayet etti
Rum yönetiminin salı günü toplanacak AB ulaştırma, telekomünikasyon ve enerji bakanlarına sunduğu yeni şikayet belgesinde, limanların açılmaması yüzünden deniz nakliyatında küresel pazar paylarının gerilediği ve bu nedenle uluslararası denizcilik örgütlerinde müzakere pozisyonlarının zayıfladığı savunuldu.
Rum yönetiminin müzakere gücünün azalmasının AB’nin de müzakere kapasitesini olumsuz etkilediği savunulan belgede, Türkiye’nin kısıtlayıcı yaklaşımının Kıbrıs Rum kesiminin deniz nakliyatında Doğu Akdeniz’de önemli bir merkez olma hedefine engel oluşturduğu tezi işlendi.
“Dünyanın en büyük gemi işletme endüstrisine sahip” Kıbrıs Rum kesiminin, Türkiye’nin yasağından olumsuz etkilendiği, Türk limanlarını kullanmak isteyen gemilerin bağlandığı ya da bekletildiği kaydedilen belgede, gemi sahiplerine mali külfet getiren bu uygulamanın AB’de serbest ve adil rekabetin ihlali anlamına geldiği ileri sürüldü.
Ajanslar, 28-11-2010 12.00 (TSİ)
29.11.2010
ABD diplomasisinde WikiLeaks krizi
WikiLeaks, ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait 250 binden fazla belgeyi yayımlamaya başladı. Şimdiye kadar uluslararası basına yansıyan belgeler, ABD’yi ciddi bir diplomatik krizle karşı karşıya bırakıyor.
WikiLeaks adlı internet platformu daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı’na bağlı diplomatların yazışmalarını içeren binlerce belgeyi yayımlayacağını açıklamış, bunun üzerine alarma geçen Washington da müttefik ülkeleri olası bir krize karşı uyararak belgelerin içeriği konusunda bilgilendirmişti.
WikiLeaks internet sitesinin dün gece saldırıya uğraması nedeniyle New York Times, Guardian, Le Monde, El Pais ve Der Spiegel’in internet sayfalarında yer alan belgeler, ABD’li diplomatların bulundukları ülkelerle ilgili değerlendirmelerini içeriyor. Belgelerde dünya liderlerinin kişisel özellikleri ve özel hayatlarına ilişkin ayrıntılar da bulunuyor.
Almanya’nın haftalık haber dergisi Der Spiegel’de yer alan belgelere göre, Amerikalı diplomatlar, “paranoyak” olarak nitelendirdikleri Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin “zayıf bir kişilik” olduğunu not düşüyor. Rusya Başbakanı Vladimir Putin, “Alfa erkeği”, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev de “donuk” ve “çekinken” olarak değerlendiriliyor.
Dw, 29-11-2010 14.32 (TSİ)
Wikileaks’a göre Fransa,AB sürecinde Türkiye’yi suçladı
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Eric Gordon’un 16 Eylül 2009’da Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin dış politika danışmanı Jean-David Levitte’le yaptığı görüşmede Wikileaks belgeleri arasında yer alıyor.
Levitte, Fransa’nın Türkiye’ye “imtiyazlı ortaklık” önerisini yinelerken, üyelik sürecinin yavaşlamasının Türkiye’nin suçu olduğunu savunuyor. Levitte, Türkiye’nin AB yolunun tamamen kapanmadığını, bazı müzakere başlıklarının açık olmasına rağmen, Türkiye’nin gerekli reformları yapmadığını belirtti. AB sürecinde Türkiye’nin daha suçlu olduğunu savunan Levitte, Kıbrıs sorunu nedeniyle müzakere başlıklarının açılmadığını belirtti. Gordon, bu durumun bir kısır döngü olduğunu savunarak, “Türkler reform yapmıyor. Çünkü sürecin sonunda üye olacaklarına inamıyorlar.” dedi. Gordon’un bu tespitine hak veren Levitte, “Ancak, Paris yönetimi Türkiye’yi Avrupa’nın bir parçası olarak değil, Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görüyor.” dedi. Levitte, en kötü Türkiye senaryosunun, tüm müzakere başlıklarının tamamlanmasının ardından yapılacak referandumda Fransızların Türkiye’nin üyeliğini reddetmesi olacağını kaydetti.
Ajanslar, 29-11-2010 09.37 (TSİ)
30.11.2010
Wulff:Türkiye’nin Avrupa’ya doğru ilerlemesi Almanya’nın çıkarına
İsrail’e resmi bir ziyarette bulunan Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Türkiye’nin AB müzakere sürecine destek verirken müzakerelerin “adil” olması gereğini vurguladı. Wulff, “Almanlar olarak, Türkiye’nin Avrupa’ya doğru ilerlediğini görmek bizim büyük çıkarımıza” şeklinde konuştu.
Christian Wulff, İsrail ziyareti dolayısıyla Yedioth Ahronot gazetesi ile yapılan mülakatta “Türkiye’yi ve belki İsrail’i de, gelecekte Avrupa Birliği’nde görüyor musunuz” sorusunu yanıtlarken, İsrail ile ilgili bu ülkenin, AB ile çok güçlü bağlarının olduğunu, Almanya’nın da, İsrail ile AB arasındaki ilişkilerin yoğunlaşmasını istediğini söylemekle yetindi. Wulff, Türkiye ile ilgili ise şunları söyledi:
“Türkiye’ye gelince, Almanlar olarak Türkiye’nin Avrupa’ya doğru ilerlediğini görmek bizim büyük çıkarımızadır. AB ve Türkiye, 2005’ten beri üyelik müzakerelerini sürdürüyor. Görüşmeler, Türkiye’nin tam AB üyeliğiyle sonuçlanacak mı? Bu, müzakerelerin nasıl geliştiğine bağlıdır. Açık ve adil bir biçimde yürütülmeli. Türkiye’nin, bazı şeyleri elde ettiğine ve başarıyla devam etmesini garantilemek için her türlü çaba yapması gerektiğine inanıyorum.”
Anka, 30-11-2010 16.45 (TSİ)
Kıbrıs’taki BM gücü müzakereler başarısız olursa çekilecek
Birleşmiş Milletler (BM) merkezinde, doğrudan müzakere prosedürünün başarısız olması durumunda BM’nin çekileceğinin açıkça ima edilmesi yönünde çaba harcandığı öne sürüldü.
BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasına ilişkin Güvenlik Konseyi kararı arifesinde BM merkezinde yoğun kulis yaşandığı, ilk taslağı yarın yayınlanacak karara Genel Sekreter’in Kıbrıs raporunda belirlediği Mart odaklı takvimin de katılması yönünde girişimler olduğu haber verildi.
Tak, 30-11-2010 10.00 (TSİ)
Avrupa-Afrika Zirvesi sona erdi
Libya’nın başkenti Trablus’ta düzenlenen 3’üncü Avrupa-Afrika Zirvesi sona erdi. İki kıta arasındaki ekonomik işbirliği ve Afrika’dan Avrupa’ya gelen yasa dışı mülteci akımının durdurulması, zirvenin başlıca konularıydı.
Libya lideri Muammer Kaddafi, yaklaşık 80 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile üst düzey yöneticilerinin katıldığı Avrupa-Afrika Zirvesinin açılış konuşmasında Avrupalılara net mesajlar verdi:
”Biz Afrikalıların iki seçeneği var: Birincisi Avrupalı komşularımız ve dostlarımızla eşit koşul ve temellerde işbirliği yapmak. Zira biz zengin bir kıtayız, hammaddelerimiz, imkânlarımız var. Avrupalılar bizi geçmişte boşuna sömürge altına almadı. Ama eğer Avrupalılar ile işbirliği yürümezse, o zaman başka seçeneklerimiz var, tıpkı Avrupalıların da yaptığı gibi yönümüzü Latin Amerika’ya, Kuzey Amerika’ya, Çin, Hindistan ya da Rusya’ya çevirebiliriz.”Dw, 30-11-2010 19.20 (TSİ)
01.12.2010
Clinton: ‘AGİT Karabağ Anlaşmazlığına Çözüm Bulmalı’
Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü’nden (AGİT), Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ sorununa çözüm bulunması yönünde baskılarını arttırmasını istedi.
Clinton, Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen AGİT zirvesine katılıyor.
Karabağ sorununu çözme konusunda 17 yıldır sürdürülen çabalar başarı sağlamadı. 1994 yılında varılan ateşkesle belirlenen sınırda Azeri askerler ve Ermenistan destekli milisler arasında çatışmalar yer yer devam ediyor.
Bu yılbaşında Azerbaycan ve Ermenistan bir barış anlaşması hazırlama konusunda anlaşmıştı. Ancak görüşmeler tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ateşkes sınırında çatışmalara yol açmakla suçlaması nedeniyle kesilmiş durumda.
Voa, 01-12-2010 22.19 (TSİ)
Brüksel’den Ankara’ya Başlık Uyarısı
AB üyelik müzakereleri son derece yavaş ilerleyen Türkiye, Belçika Dönem Başkanlığı’nda başlık açamama riskiyle karşı karşıya. Rekabet politikası başlığıyla ilgili çalışmaları tamamlamakta geciken Türkiye, Brüksel tarafından uyarıldı.
Avrupa Birliği’yle üyelik müzakerelerinin başladığı 3 Ekim 2005’ten bu yana her dönem başkanlığında en sık gündeme gelen sorular, “Türkiye kaç başlık açacak?” ya da “Türkiye başlık açabilecek mi?” oluyor. Türkiye altı ayda bir değişen Avrupa Birliği dönem başkanlıklarında bir başlık açmayı artık geleneksel hale getirdi. Son dönemde ise müzakere başlıkları kelimenin tam anlamıyla son dakikada açılıyor. 31 Aralık’ta sona erecek Belçika Dönem Başkanlığı için de durum aynı. Gelinen aşamada sadece Ankara değil Brüksel de başlık açılıp açılmayacağını sorguluyor.
Voa, 01-12-2010 22.17 (TSİ)
AB’den dış politikada somut adımlar
AB, dış politikasında tek sesli olma yolunda önemli bir adım attı. Göreve başlayan Avrupa Dış Faaliyetler Servisi sayesinde, 27 üye ülke adına artık tek bir muhatap kurum söz sahibi olacak.
AB dış politikasında birlik hedefi ne zaman dile getirilse, ABD’nin eski dışişleri bakanlarından Henry Kissinger’ın o ünlü sorusu akıllara gelir: “Avrupa ile konuşmak istediğimde kimi arayacağım?” AB’nin ortak bir telefon numarası yok, ama 1 Aralık’ta göreve başlayan Avrupa Dış Faaliyetler Servisi ile tek ses olma yönünde önemli bir adım atıldı. Böylece yaklaşık bir yıldır yürürlükte olan Lizbon Antlaşması kapsamında, dış politika konularında diğer ülkelere muhatap alabilecekleri bir kurum oluşturulmuş oldu. Dw, 01-12-2010 22.10 (TSİ)
02.12.2010
Stefan Füle,AB’nin Kıbrıs konusunda BM kararlarından sapması söz konusu değil
AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, “AB’nin ne BM Güvenlik Konseyi’nin karalarından ne de tanımama politikasından sapmasının söz konusu olduğunu” söyledi. Fileleftheros gazetesi, “Tanınmama Politikasından Hiçbir Sapma Yok” başlığı altında verdiği haberinde, Füle’nin, KS EDEK Başkan Vekili ve AP Milletvekili Kullis Mavronikolas’ın mektubuna yanıt verdiğini yazdı.Habere göre, Mavronikolas, kapalı bölge Maraş’a ilişkin mektubunda Füle’den, BM Güvenlik Konseyi’nin “Maraş’ın yasal sahiplerinden başka kimselerin yerleşimine açılmasını kabul edilemez şeklinde nitelendiren ve bu bölgenin BM yetkililerine devredilmesini isteyen” 550. kararı konusundaki görüşlerini talep etti.Füle de, bu mektuba yanıtında Avrupa Komisyonu’nun, BM şemsiyesi altında gerçekleştirilecek her türlü çözüm çabasına destek vermeye hazır olduğunu yineledi.
Tak, 02-12-2010 08.10 (TSİ
Brüksel’deki panelde AB’ye vize eleştirisi
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nun (TUSKON) Brüksel şubesi tarafından düzenlenen “Anayasa Değişikliği-Türkiye’nin AB Beklentilerini Değiştirmek” adlı konferansta Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki vize sorunu gündeme geldi.
Önceki akşam Crowne Plaza Hotel’deki panelde konuşan TUSKON Başkan Yardımcısı Ahmet Ciğer, vize sorunu nedeniyle Türk girişimcilerin AB ile ticaret motivasyonunun bozulduğunu söyledi. Ciğer, Gümrük Birliği nedeniyle Türk mallarının AB’de serbestçe dolaşırken Türk işadamlarının dolaşamamasının ciddi sorunlar doğurduğunu kaydetti. Ahmet Ciğer, özellikle satış sonrası hizmet verilmesi gereken sektör ve işletmelerin faaliyetlerini kısıtlayan vize sorunu nedeniyle AB ve Türkiye arasındaki ticaret potansiyelinin epey uzağında kaldığını belirtti. Panele katılan Avrupa Liberal Demokrat Partisi Başkanı Annemie Neyts ise anayasa referandumunun Türkiye’nin geleceği açısından çok önemli bir karar olduğunu vurguladı. Panelde konuşan Uluslararası Kriz Grubu Türkiye-Kıbrıs proje direktörü Hugh Pope da Batı ve Türkiye arasında karşılıklı güvensizlik yaşandığını söyledi. Türkiye’nin Ortadoğu’da barış ve refahı yaygınlaştırma çabalarının Batı’da iyi anlaşılamadığını ve kuşkulara neden olduğunu anlatan Pope, özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e yönelik sert açıklamalarının bu algıyı güçlendirdiğini savundu.
Zaman, 02-12-2010 07.10 (TSİ)
AB Gözlemcileri: Türkiye’nin AB üyeliği ABD’nin çıkarına değil
Wikileaks’in yayımladığı belgelerde,ABD’li diplomatların AB üyesi ülkelerdeki yetkililerle görüşmelerinde AB’li yetkililerinin Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu ortaya koymalarına Brüksel’deki AB gözlemcilerinden çok farklı değerlendirmeler geldi.
Aslında son bir yıldır AB kulislerinde yüksek sesle ABD’nin Türkiye’ye kamuoyunda verdiği desteğin aslında sadece bir söylemden öte bir şey olmadığı yüksek sesle konuşuluyor.
Türkiye dosyasına hakim Avrupa Komisyonu’nun eski bir bürokratı ABHaber’e Wikileaks’in yayımladığı belgelerle tekrar gündeme gelen Türkiye’nin AB üyeliği sürecini çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
ABHaber, 02-12-2010 08.00 (TSİ)
Bağış:İzolasyonlar,AB mevzuatına aykırı
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan ambargoların Avrupa Birliği mevzuatına aykırı olduğunu kaydetti.
Anadolu Ajansı’na konuşan Türkiye Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa’nın artık makul bir çözümden yana tavır ortaya koymasını istediklerini belirterek, şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan izolasyonların, Avrupa Birliği mevzuatına aykırı olduğunu söyledi.
“24 Nisan 2006 tarihinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin oy birliğiyle aldığı bir karar vardır. Bu karar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan izolasyonların kalkacağı yönünde alınmış bir karardır. Bu kararı, AB üyesi 27 ülkeden sadece birisi uygulamaktadır. Sadece bir AB üyesi ülkenin vatandaşları, KKTC’ye rahatlıkla gidip gelebilmektedir, ticaret yapabilmektedir. O da Güney Kıbrıs’tır” diyen Bağış, Güney Kıbrıs’ın bunu yaparken, diğer AB üyesi ülkelerin aynı haktan yararlanmasına mani olmaya kalkmasının, aslında çifte standardın en bariz örneği olduğunu kaydetti.
“Kıbrıs gibi güzel ve şirin bir adanın arkasına saklanmak, AB’nin o büyük ülkelerine yakışmıyor”, diyen Bağis, Türkiye’nin Avrupa’nın sorunlarını aşmasına fırsat verilmesi gerektiğini söyledi.
Tak-Brt, 02-12-2010 18.01 (TSİ)
03.12.2010
AB’den hükümete ‘diyalog ara’ çağrısı
AB Dışişleri Bakanları’nın bu ay yapacağı toplantının taslak sonuç bildirgesinde, Türkiye hükümetine gelecekteki anayasa değişiklikleri için geniş tabanlı bir uzlaşma araması çağrısında bulunuldu.
Deklarasyonda taslağında, 12 Eylül’deki halk oylamasında kabul edilen anayasa değişiklikleri memnuniyet verici diye tanımlanıyor.
Ancak gelecekte yapılacak anayasa değişikliklerinde, ‘tüm siyasi partiler ve sivil toplumla, zamanında, diyalog ve karşılıklı ödün ruhuyla’ müzakereler yapılması gerektiği belirtildi.
Belgede ifade ve basın özgürlüğünün yanı sıra, azınlık haklarında yaşanan sorunlara da dikkat çekildi.
Türkiye’nin limanlarını Rum bandıralı gemilere açması gerektiği de taslakta yer alan maddeler arasında.
Taslakta, Türkiye’nin üyelik müzakeleri açısından kritik bir dönemece girdiği belirtiliyor ve Ankara’nın müzakerelerin hızlanması için açılış kriterlerini vakit kaybetmeden hayata geçirmesi isteniyor.
Fakat, sonuç bildirgesi taslağında Türkiye için yeni bir yaptırım öngörülmüyor.
Kıbrıs’ın çabalarına karşın, Türkiye’nin limanlarını açma konusunun liderler zirvesinde ele alınması beklenmiyor.
Bbc, 03-12-2010 20.19 (TSİ)
05.12.2010
Moleskis: Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığından umutluyum
AB Kıbrıs Dönem Başkanlığı Sekretaryası Sorumlusu Andreas Moleskis, Kıbrıs Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, 2012 yılının ikinci yarısındaki Kıbrıs dönem başkanlığının Kıbrıs’ın AB’nin eşit, yetenekli ve değerli bir üyesi olduğunu göstermesi gerektiğini belirtti.
Moleskis, Kıbrıs hakkında AB Konseyi’nden yapılan son olumlu açıklamaların kendisini cesaretlendirdiğini söyledi. Moleskis, Kıbrıs’ın AB’nin büyük siyasi konularını ele almada yetenekli olduğundan emin olduğunu söyledi. 2014-2020 dönemi bütçesi ile ilgili müzakerelerin bunların arasında olduğunu belirtti.
Moleskis, Euro bölgesi konusuna da değinerek Kıbrıs’ın bu konudaki sorumluluğunun büyük olacağını, Kıbrıs öncesindeki üç dönem başkanının Euro bölgesi üyesi olmayacağını hatırlattı.
ABHaber, 05-12-2010 07.00 (TSİ)
Telegraph:Türkiye’nin vize diplomasisi Avrupa’da tepki görüyor
Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirme politikası çerçevesinde vize kaldırma kararları, Avrupa’da tepki görüyor.
İngiliz Telegraph gazetesi, Yunan-Türk sınırında yasa dışı göç ile mücadele eden AB’nin Frontex ajansı yetkililerinin özel sohbetlerde, “Türkiye’nin doğudaki komşularına artan bağlılığının vize kısıtlamalarının gevşetilmesine yol açtığını ve İstanbul’a ucuz göçmen uçuşlarına kapıya açtığını” söylediklerini belirtirken, “Vize diplomasi kaçakçılara bir armağandır” iddiasında bulundu.
İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Telegraph, Yunan-Türk sınırında yaşa dışı göçle verilen mücadeleye geniş bir yer ayırdı. Yunanistan ve sınır bölgelerinde Yunan polisi ve bir süre önce göreve başlayan AB Frontex ajansı personelin yasa dışı göçü önleme çalışmalara ilişkin ayrıntılı bilgi verildiği haberde Türkiye’ye yönelik eleştirilere yer verildi.
Haberde açıklamaları aktarılan Yunan polis şefi George Salamangas, Bulgaristan güvenlik makamlarıyla işbirliğinin yapıldığını, ortak sınır ofislerinin bulunduğunu anlatırken, Türkiye ile bu yöndeki bir işbirliğinin bulunmadığını belirterek,“Türk polisi, yasa dışı göçmenleri geldikleri yere iade etmemizi kabul etmeli” şeklinde konuştu.
Stefan Fule:‘Türkiye’ye karşı hukuki araçlara sahip değiliz’
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule; ‘Komisyonu Türkiye aleyhinde doğrudan önlemler alacak araçlara sahip değil’
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule, Avrupa Komisyonu’nun, AB hukuku temelinde Türkiye aleyhinde doğrudan önlemler alacak araçlara sahip olmadığını söyledi.
Tak, 05-12-2010 13.45 (TSİ)